Bahar'ın yazılarından, fikirlerinden, görüşlerinden, anılarından, beğendiklerinden, sıkıldıkça karaladıklarından, mutluyken paylaştıklarından oluşan oluşum.
12 Haziran 2010 Cumartesi
SABIR
Sabır... Hani şu sonu selamet olan vaka. Hiç bu kadar yazar olmamıştım ben. Hiç bu kadar şair hissetmemiştim ruhumu. Hiç akmamıştı kelimelerim oluk oluk, yarım kalan ruhumdan. Ruhumun diğer yarım yanı sensin. Yanımda olmayan da yine sen. Sen farkında olmadan kırdığında tavla pulu gibi olan ruhumu, ben hep bıraktığın açık kapıdan oyuna girmek istemiştim. Ben hep oyundaydım da, oyunbozanım yoktu. Hayat hilelerle dolu olsa da ben kazanmaya alışıktım. Sabrın gücüne ve bana güç katan kuvvetine inanmıştım. Sen bana “her zaman kazanamazsın” demiştin ama kazanmamı istediğin her halinden belliydi çünkü bir de “çok dua edersen olur belki” demiştin. Belki... olacak, göreceksin. Yine kazanacağım, onu da göreceksin. Bunun da hayali olmasa nasıl yaşar insan denen varlık. Hayalin olmasa nasıl yaşarım insanmışçasına. Sana biriktirdiğim mektuplarım var ya, hoş sen bilmiyorsun ya, onları bir gün senin yanında sana okutacağımın hayali olmasa nasıl yaşarım. Daha aptallıklarıma güleceğiz beraber. Daha sarılıp ağlayacağız beraber. İki yabancıyız ya hani. Ruhumuz, ruhlarımız kapalı kutu ya... daha yabancılaştırdığımız ruhlarımızı birleştireceğiz. Bu sefer tüm açıklığıyla, gerçekçiliğiyle. Gerçek olduğuna inandığım için bekliyorum ya. Söylediklerin geçmiş zamanda kalmış olsalar da gerçekti. Benim için... Ve şu an da benim olmadığın, hatta olmayı bile istemediğin kadar gerçek. İstemiyorsun. Benim yanımda olmayı da benim olmayı da. Sabır ne güne durmuş, günler çuvala mı girmiş? Ee sabrederiz o vakit. Engelli olmak böyle bir şey herhalde. Kör olmak başta... sen bana gerçekleri ve olmayacakları üstünü örterek anlatsan da sadece benim görebileceğim gözlüklerle bakmak, bakarken görememek kör olmak deil de nedir? Sağır olmak... sesin dışındaki tüm seslere sağır olmak... sanki benim hayat pilimmiş gibi, şarj aletimmiş gibi... sadece senin sesini duymak ve ancak öyle hayata devam edebilmek. Bu odada veya başka bir yerde... bu sağır olmak değil de nedir? Dilsiz kalmak... konuşamamak... sen üzülme diye... sıkılma diye... hiç konuşmamak... derdini anlatamamak, içine atmak, hastalıklarla pençeleşeceğini bile bile konuşamamak. Bütün bunlar ruhani engeller değil de nedir? Herkesten farklı kılan bir şey var beni. Bir de beynim engelli benim ruhum gibi. Beynimin kalbime bağlandığı damarlarım, sinirlerim engelli. Sadece sana çalışıyorlar sadece senle çalışıyorlar. Belki de diğer şeylere çalışmıyorlar diye acıyorum bu kadar. Acıtıyorum kendimi bilerek. Çığlık atınca boğazım yırtılırmışçasına damarlarıma bir çizik atsam boylu boyunca yırtsam onları... içinden kan diye sen aksan. Gıyabında yanımda olmuş olur musun? Seni getirmenin, gelmenin, gitmenin bir çaresi yok mudur? Taş olsa sabrından çatlamaz mıydı? Ne yalnızım yahu... babam bile yok senin gibi. Senin benden fazla olarak kardeşin var. Bende o da yok. Hani var da yok sen gibi. Bak sen benden şanslısın. Benim senim bile yok. Sonra da suçluyorsun yalnızsın diye. Yanında annesi babası ablası olmayan kardeşimin bile halaları kuzenleri varken benim dertleşebileceğim bir kuzenim bile yok. Bir de sen yoksun. Sonra bana yalnızsın diyorsun. Mecbur muyum diyorsun. Hiçbir şeye mecbur değilsin sen. Ama benim ruhum sana mecbur. Engelli beynimde senle yaşadığım diyemicem çünkü seni hiç yaşamadım ben.. engelli beynimde senle geçen hatıralarımı canlandırıyorum önceden nasıldı diye tartıyorum ve şimdi nasıl böyle diye anlayabilmek için. Sen ne kadar düşünme desen de.. ben yine sözünü dinlemiyorum. Bir de bakmışım anlamışım ki ben sana mecburmuşum, hiç gitmemeliymişsin, hep sen olmalıymışsın olmasan da gerçekten. Sen hiçbir şeye mecbur değilsin. Ben hiç olmazsa seni bir kez görmek istemiştim, sarılamasam da senle aynı evde olamasam da aynı koltuğa oturamasam da bir kez görmek istemiştim. Ve şimdi ruhum ruhunla dans ediyor. Ben senin üç fotoğraflı hayalini görüyorum. Bu gece gelmeyeceğini biliyordum... çünkü ben senin nezdinde hiçbir şey hak etmiyordum........ Sabır!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder