20 Haziran 2010 Pazar

Bugün 4. Gün...

Bugün dördüncü gün.. Sekiz mesaj etti cevapsız kalan. Oysa bugünden ümitliydim, bayramdır diye umursarsın sanmıştım. Çocukça bir ümit işte... Hani bayramda küsler barışır ya, biz küs olmadığımız halde barışamıyor kavuşamıyoruz. Ben sensiz geçen dördüncü günümde sana mektuplar biriktiriyorum yine. ve yine çaresizim. Sen olmadan dört gün dayanabiliyormuşum, az önce aradım seni. "Ramazan ayı bitti, belki uyanıktır, içiyordur" dedim, tek bir "alo"nu duymayı ümit ettim ama yine cevapsız kaldım. Halbuki sadece "seni özlediğimi bil!" diyip bir de üstüne kendine iyi bak cümlesini ekleyip kapatacaktım telefonu. ama cevapsız kaldım... bitti mi yani? bu hikaye ve bu imkansız aşk hiç dokunamadan bitti mi? hiç sana dokunamadan, tenini hissedemeden? ve hiçbir şey söylenmeden? dar ağacındaki mahkuma bile son isteği sorulurken, bn sana son kez seni sevdiğimi söyleyemedim mi? gittin mi, bu sefer haber vermeden? bu acı beni hasta eder demiştim, sen bildiğini okudun. çaresizliğimi mazur gör ben sadece çok sevdim. unutabilmeyi umuyorum. şimdilik, dün gece rüyama girdiğin bir hikaye beni ayakta tutuyor. bana "seni seviyorum inan bana, seni çok seviyorum neden inanmıyorsun?" demiştin. rüyamda! şimdilik buna inanıyorum safça. hoşçakal diliyorum bu gecelik de sana. vicdanın rahat bir şekilde uyuduğun yatağında ben buradan sana öpücüklerimi yolluyorum güvercin ayaklarında...


B.
21/09/2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder