Bahar'ın yazılarından, fikirlerinden, görüşlerinden, anılarından, beğendiklerinden, sıkıldıkça karaladıklarından, mutluyken paylaştıklarından oluşan oluşum.
12 Haziran 2010 Cumartesi
BAMBAŞKASIN
Bambaşka bir şeysin sen. İçimden atamadığım parçam, unuttum desem de her gün alevlenen ateşim , suladıkça inatla daha da batan, daha derin yaralar açmaya meyilli bir kaktüs gibisin. Herkesten farklı olduğun için büyüdükçe küçülmeni, beslendikçe solmanı isterdim oysaki. Belki de aynısın. Herkes kadar.. ben kadar. Senin yok olman gerekirken, bitmesi gerekirken, bitmesi gereken senken; her gün eriyen benim. Yapmadığım, yapmaya çalıştığım, istediğim, beklediğim… her şey kötü işte. Her şeyin kötüsünü yaptım. Nefret ettiklerimi neredeyse sever hale geldim. Şikayetim sana değil paşam, çabam kendimle. Çabam kendimi bitirmek! Eriyorum gün geçtikçe. Sensizlik annesizlik gibi. Sen benim için aşk olmadın ,aşık olduğum olmadın hiçbir zaman. Herkesten özel, en çok da farklı bir varlıktın işte. Bendeki değerini sana anlatamadım. Ya da anladığını belli etmedin. Yaşayamıyorum işte sensiz. Çok özledim! Sensiz geçen her günü boşa yaşıyorum sanki. Sensiz olmamalıyım sanki. Ölmeliyim sanki! Ölmek istiyorum yine. Ama sen de benimle gel istiyorum. Ölüme bile… nefret edip de hiç zevk almadığım, sebebini bilmeden üst üste içtiğim dokuz sigara gibi… neden sensiz olduğumu bilmiyorum, sensizlikten nefret ediyorum. Çok ömrüm kalmadı, varsa da ben tüketmek için elimden gelenin fazlasını yapıyorum. Manevi kalp ağrım sensin, ama beni öldürmek isteyen bir de gerçek kalp ağrım var. İsteyerek boyun eğmem ben! Dön dayanamıyorum artık…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder